Ece’nin Kaleminden Digital Health Summit 2014

PTMS’den Merhaba!

Kıvılcım Kayabalı

2012 yılında Sağlık Sektöründe fark yaratmak amacıyla bir fikir olarak çıkan, sizlerin enerji ve katkılarıyla markalaşan ‘Digital Health Summit’ bu yıl  üçüncüsünü güzel öğretiler ve anılarla geride bıraktı. Her toplantıda farklı konuklar ve farklı  başlılar ile sizlerle buluştuk ve dijital dönüşümü yakalamak için hep daha iyisini hedefledik. Zirveye her yıl sektörden arkadaşlarımız moderatör olarak katkıda bulundu. Bu yıl zirve moderatörümüz Cegedim Dijital ve Doğrudan Pazarlama Direktörü Ece Akçay’dı. Zirve boyunca moderatörlük yaparken bir taraftan da notlar aldı. Ece, sağlık sektörüyle çok yakından çalıştığı için bu notlar çok değerli ve aynı zamanda kendisinin çok samimi görüşlerini, kişisel gözlemlerini yansıtıyor. Keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Kıvılcım Kayabalı

 

ece_akcay_gorsel

3. Dijital Sağlık Zirvesi, 17-18 Eylül tarihleri arasında Park Bosphorus Hotel-İstanbul’da gerçekleşti.  Sektörün bu önemli etkinliğine ben de moderatör olarak katkıda bulunmaya çalıştım. Daha önce panelist ve aktif dinleyici olarak katıldığım bu organizasyonda, moderatörlük yapmak benim için çok ilginç bir deneyim oldu. Bana güvenerek bu imkanı sağlayan Kıvılcım Kayabalı ve Elgiz Hoca’ma minnettarım.
Aslına bakarsanız, oldum olası sahnede olmayı severdim, hayatımı da buna yakın bir şekilde kazanabildiğim için mutluyum. Ancak hazır bir sunumu sahnede anlatmak ile moderatörlük yapmak pek birbirine benzemiyor. Hatta sunum duruşuma güvenerek bir şirket organizasyonunda sunuculuk yap(ama)mışlığım, ve o günü tüm katılımcıların hafıza kayıtlardan silmek istemişliğim bile var. Bu nedenle ilk başta kararsızdım.

_58B1837

Moderatörlüğü Elgiz Hocam’ın ve Kıvılcım Kayabalı’nın koşulsuz yüreklendirmeleri ve Genel Müdürü’m İstem Akkan’ın onayıyla kabul ettim. Bugün, iyi ki kabul etmişim diyorum. Çünkü, hem benim için çok güzel bir hatıra oldu, hem de birçok açıdan çok büyük katkılar sağladı. Yazının sonunda bunu sayılarla açıklayacağım. Ama öncesinde zirveden sizlere aktarmak istediğim notlarım var.

Ece’nin Kaleminden

Ece Akçay

 

Bu yıl “Digital Health Summit 2014” Şef Burak Onur Erdem’in http://www.istanbulavrupakorosu.org/hakk305nda.html değerli katkıları ile yine farklı bir açılış yaptı.

 

Sağlığın Gelişmesinde Dijital Projeler

Yrd.Doç.Dr. Ömer TONTUŞ

_58B1729

İki gün süren zirvede ilk konuşmacımız Sağlık Bakanlığı, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ömer Tontuş’tu. Kendisi hasta olmasına rağmen, katılımcıların oldukça ilgisini çekecek bir sunum gerçekleştirdi. Her şeyden önce sunumunda verdiği “sağlık okur-yazarlığında, toplumun ilkokul 3 düzeyinde olduğu” bilgisi üzerine tüm sağlık sektörü paydaşlarının ciddi anlamda düşünmesi gerektiğine inanıyorum. Hatta bu verilerin nasıl iyileştirilebileceğine dair ayrı bir zirve bile yapılabilir. Kendisi sık sık “ne anlatırsak anlatalım, karşı tarafın anladığı kadarını anlatabiliriz” şeklinde bir tanımlama yaptı. Sanırım bu cümle içinde bulunduğumuz durumu net bir şekilde ifade ediyor. Keza “doktor Avrupa’da antibiyotik reçetelediğinde hasta, “antibiyotiğe  gerek var mı, bir kaç gün beklesek mi?” diye soruyor, bizde ise hasta, “neden antibiyotik yazmadın?” diye doktora hesap soruyor” örneği ile sağlık okur-yazarlığı için somut bir örnekle bizleri aydınlattı.
Sayın Tontuş zirvenin değerine değer katan paylaşımlarda bulundu; Ulusal Sağlık Sistemi’nin arayüzleri gibi. Bu sisteme geçiş yaptığımızda, tıpkı özel hastanelerde olduğu gibi, doktorun sağlık sicilimize tek bir tuş ile ulaşabileceğini görmüş olduk ki bu standartı yakalamak ciddi bir adım olacak. Hazırlanan geçici arayüzlerde ilaç bilgilerinin yer alması ise (kutu resmi, ürün ismi) ilaç sektörü için yeni bir açılım olabileceğini gösterdi.

Sayın Tontuş’un sunumunda bahsettiği  Sabim TV, Sağlık Web TV ve Gebe TV  gibi hastanelerde yayın yapacak projelerin, bakanlığın alternatif kanallardan hastayı bilgilendirmeye yönelik ciddi atılımlar yapacağının bir göstergesi olduğunu hep birlikte gördük. Sayın Tontuş sunumunda oyunlaştırmaya ciddi bir bütçe ayrıldığından bahsetti, ilgili ajansların dikkatine sunmak gerek.

Sağlıklı Dijital Stratejinin Formülü

Sinem TAŞSEVEN ERENTÜRK, Serhat AKKILIÇ

_58B1787

Bu önemli sunumun ardından organizasyonun arka plan kraliçesi İdecon İdea & Congress kurucusu Yaprak Yapsan’ın moderatörlüğünde ‘Sağlıklı Dijital Stratejinin Formülü’ paneli vardı. Panelistler Project House’tan Serhat Akkılıç ve Sinem Taşseven Ertürk’tü. Bu panelde daha sonraki sunum ve panellere de ışık tutan bir araştırma sonucunu Sinem Erentürk, katılımcılarla paylaştı.
Bu araştırma sonucuna göre ilaç sektörünün dijital alanlarda istenilen seviyede başarılı olamamasının nedenleri arasında ilk üç sıra şu şekilde; 1. Dijital strateji olmaması, 2. Regülasyonlar – yasal sınırlamalar 3. Şirketiçi genel kabulun düşük olması.
Panelde bir başka önemli konuyu ise Serhat Akkılıç dile getirdi, “sektör olarak diğer sektörleri incelemeli ve karşılaştırmalar (benchmark) yapmalıyız.” Bu da yine bizim sektörün, “ilaç farklı, öyle FMCG’ye benzemez!”  söyleminin aslında bizi ne kadar kısıtladığının kanıtı gibiydi.
“Veri toplamak için toplanmamalı, önce veriyle ne yapılacağına karar verilip, verinin nasıl toplanacağı tasarlanmalı, sonra veri toplanmalı” mesajı ise yine bu panelden hafızalarda kalacak bir mesaj oldu.

Dijital Dönüşümün Gerçek Hayattaki Yeri

Dr. Kamil Levent ARSLAN

_58B1863

İlk öğle arasından sonra 3 küresel ilaç firmasından 3 farklı yöneticiyi  dinledik. İlki, Janssen Türkiye Satış ve Paydaş İlişkileri Direktörü Dr. Kamil Levent Arslan’dı. Bence Zirve,nin en parlak, sıradışı ve gerçekci mesajlarını verdi, “satıştan sorumlu kişi olarak bunu söylemek zor olsa da zamanla satış gücüne ihtiyaç kalmayabilir” dedi tüm açıklığıyla. Ajansları da uyardı: “çok satmak her zaman iyi değildir, değerini kaybettirir, yapmayın.” Çoklu kanalları Janssen olarak, segmentasyon ile beraber kullanıklarını, hedef kitle profiline uygun kanal üzerinden iletişim kurmaya çok önem verdiklerininde altını çizdi. Öğle yemeğinde kendisini özellikle bulup tebrik etmek istedim. Masasında bulunan ekip, zaten Levent Bey’in bakış açısını gayet net gösteriyordu. Pırıl pırıl ve gencecik çalışma arkadaşlarını bana gururla tanıttı. Ben de “ilaç sektöründe satış ve pazarlama alanında çalışan medikal doktorlar gelenekselcidir” ön yargımı yıktığı için Levent Bey ve ekibiyle tanıştığıma çok sevindim.

Pfizer Türkiye’ye Genç Yetenekleri Kazandırmanın Formülü

Tali BAHAR

_58B1909

Bir sonraki sunumda  Pfizer Türkiye Orta Asya Kafkasya Kıdemli İK İş ortağı Tali Bahar sosyal medya ilaç için her zaman “cıs” olmayabilir dedi ve 107’binden fazla Facebook takipçisiyle, sektör tarafından da imrenilerek  takip edilen Project House ile beraber yaptıkları projeleri katılımcılarla paylaştı. Özellikle “Çatkapı” projesinin hem Pfizer çalışanları hem de adayları için çok keyifli bulduğumu söylemeliyim.

Dijital Sağlıkta Bölgesel Lider; İstanbul

Dr. Burkay ADALIĞ

_58B1959

Son sunum ise medikal alandaki yetkinliklerini dijital alanda da kanıtlayan, sektörün vizyoner ismi Burkay Adalığ’a aitti. Kendisi GSK’da Ortadoğu, Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu Bölge Medikal Liderliği’ni yapıyor. Bizimle bu bölgelere ait o kadar önemli veriler paylaştı ki, eminim katılımcıların en ilgisini çeken paylaşımlardan biriydi. Örneğin günde 90 milyon video ile Suudi Arabistan en fazla Youtube videosu izlenen ülkeymiş. Burkay Adalığ sunumunda İstanbul’un nasıl bu bölgelere rehberlik ettiğini de yine örneklerle açıkladı. Aynı zamanda en interaktif katılımcılardan biriydi, iki gün boyunca Twitter’da @burkayadalig hesabından DHS’e yönelik paylaşımlarda bulunurken (ki kendi notlarımla beraber size bu özeti yazarken Burkay Bey’in twitlerinden de faydalandığımı itiraf edeyim), diğer yandan @meleklerinpayi adresinde paylaşımlara devam etti. Kendisi gerçek bir dijital mecra insanı, yürekten tebrik ediyorum.

Multi-Channel Yoga

Seçil ELLİBEŞ

_58B2004

Öğleden sonra Tek Doz Dijital ve Social Touch kurucusu Dr. Sertaç Doğanay’ın moderatörlüğünde 4 farklı ilaç firmasının dijital deneyimlerini dinledik. Sadece bu panel bile büyük başarı zira bilindiği üzere ilaç sektörü rakipleriyle aynı ortamda bulunmaktan çok hoşlanmaz. İlk konuşmacı çoklukanal yogası ile GSK Türkiye Dijital Mükemmeliyet Müdürü Seçil Ellibeş’ti. Her ne kadar kendisi bir yogi olmasa da, sunumunu yoga üzerinden kavramsallaştırmıştı. Seçil Ellibeş, yoganın özündeki birleştirme ve bütünleştirmeyi dijital yaklaşımda da göstermemiz gerektiğinin altını çizdi. Zaman zaman atağa geçen web siteleri ile yol alamayacağımızı bu işin özünde bir strateji yatması gerektiğini dile getirdi.

Başarılı Bir İş Mükemmeliyeti Uygulaması Nasıl Yapılır?

Murat GÜMRÜKÇÜ

_58B2094

Ardından gelen konuşmacı Teva’dan SFE Lordu (öyküsünü de anlattı, gerçekten bir Lord ünvanı var) Satış ve Pazarlama Mükemmelliği Müdürü Murat Gümrükçü’ydü. Murat, 2012 DHS’de benim panelistlerinden olduğum panelde moderatörlük yapmıştı. Bir nevi dolaylı da olsa etme-bulma dünyası örneği yaşadık yani. Kendisi, son dakika gollerine (öngörülemeyen sosyal hareketlilik, aniden yöneticilerin işten ayrılması vs.) rağmen Ukrayna Teva’da başarıyla uyguladıkları dijital dönüşümü paylaştı.

Dijital Dünyada İçerik Diye Bir Kral

Murat Başar

_58B2024

Üçüncü konuşmacı yine daha önce bir kaç kez birebir toplantı yaptığım ancak ortak çalışma imkanı bulamadığım bir isimdi; AstraZeneca Yenilikçi Ticari Modeller Müdürü Murat Başar. Bence ilk günün en başarılı sunumlarından biriydi. Öncelikle tarz olarak bana çok yakındı zira Muhteşem Yüzyıl örneklerinin çok akılda kalıcı olduğunu düşünüyorum; içerik vezir-i azamdır diyerek önemli bir noktaya dikkat çekti.  Bir de inanılmaz güzel bir içgörü verdi “dijitalde etkilemek için en fazla 1 dakikanız var!” Farklıydı çünkü kurumsal olarak yaptıkları hatalardan da bahsetti. Nedense sektördeki herkes, her zaman, en iyisini, en doğrusunu yaptığını iddia eder. Böyle bir ortamda Murat Bey çıkıp, “teorik olarak beğendiğimiz içerikleri pratikte ilgi çekmediği gördük, zamanlamamız yanlış oldu” dedi. Hatta bahsettiği iki videoyu da katılımcılarla paylaştı.

Ülke Gerçekleri ile Uyumlu Dijital Projeler

Dr. Gözde SEVİNÇ, Uğraş GÜNGÖR

_58B2071

Son olarak sahneye Novo Nordisk Türkiye E-marketing ve CLM Proje Lideri Uğraş Güngör ve Intro Group Direktörü Dr. Gözde Sevinç çıktı. Uğraş Güngör, Novo Nordisk’in yaklaşımını ve kapalı döngü pazarlamayı nasıl şirket stratejisi haline getirdiklerini, bunu yaparken iş ortakları ile aralarındaki iletişimi anlattı. Uğraş Güngör ile yine daha önce bir toplantı vesilesiyle tanışmıştık ancak kendisinin de benim gibi kavramları Türkçeleştirme konusunda hassasiyetini bilmiyordum. Close Loop Marketing (CLM) yerine sunumu boyunca kullandığı “Kapalı Döngü Pazarlama” tanımını çok beğendim.

İş ortağı Gözde Sevinç ise günün başında bu yana altı en çok çizilen konulardan biri olan veri toplama ve dijital strateji konusuna güzel bir cümle ile konuyu toparladı; “ne aradığını bilmeyen, bulduğunda anlayamaz” dedi.

Hekimle Buluşmanın Yeni Modeli

Dr. Kıvılcım KAYABALI, Aslı ELGÜN, Gizem BIÇAKÇI AKALIN, 

Sinem TAŞSEVEN ERENTÜRK, Prof. Dr. Zeynep OSAR SIVA

_58B2137

Bir sonraki paneli DHS’nin ana kraliçesi Dr. Kıvılcım Kayabalı moderatör olarak yönetti. Bu panelde hekimlerle başarılı bir şekilde dijital platformda buluşan Boehringer Ingelheim’in @Dr_InClub projesini Kıdemli Ürün Müdürü Aslı Elgün ve Project House Sinem Taşseven Erentürk’ten dinledik. Panelistlerden Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva ise bu tür projelerin son kullanıcısı olarak katılımcılara çok önemli öngörüler sundu.
Kendisi günde 3-4 kez internete girdiğini, daha çok medikal sitelere mesleki amaçlı giriş yaptığını belirtti. İçeriğin fonksiyonaliteden çok daha önemli olduğunu, Türkçe medikal kaynağa ihtiyaç duyduklarını, “Medscape” ve “Vademecum”u sıklıkla kullandığını, içeriğin en az haftada 1 değişmesi gerektiğini dile getirdi. Hızlı bir şekilde bu notları Twitter’a girmeye çalışırken ilk moderatörlük kazamı yaşadım ve “Medscape” yerine “Netscape” yazıverdim ve ilk tekzibimi aldım.
Aslı Elgün Dr_InCLub ile ilgili olarak ilk aşamada projede hedefledikleri hekim kitlesinin ziyaret edemedikleri hekimler olduğunu, bu nedenle projenin başlangıç fazında tanıtım için sahayı kullanmadıklarını, zamanla hedef kitleye ziyaret edilen hekimlerin de dahil olduğunu ve sahayı aktif olarak tanıtıma kattıklarını ifade etti.

İlaç Değil Tedavi

Belgin UĞUR

_58B2165

Bu panelden sonra Artı Sağlık’tan Dr. Hause Operasyon Müdürü Belgin Uğur, değişen hasta profilini ve ilaç değil tedavi konulu  sunumunu katılımcılarla paylaştı. Belgin Uğur, özellikle yaşlanan nüfus ile birilkte her geçen gün daha önemli hale gelen “evde bakım” kavramına detaylı olarak dinleme olanağı sundu.

Dijitale Anne Eli Değdi

Prof. Dr. Şengül HABLEMİTOĞLU, Devletşah ÖZCAN,

Tansu OSKAY, Sena BARAN, İrem ERDİLEK

_58B2243_58B2236

Kısa kahve molasından sonra interaktif moderatör olma uğruna katılımcılara sorduğum “Facebook’ta anne-babanızla arkadaş oldunuz mu?” sorusu öyle bir havada kaldı ki sormayın! Moderatörlük klişesi olan bu bağlama sorusunu bir daha asla kullanmamak üzere bir kenara yazdım. Anti-Klişe Takımı’nın tokadını suratımda hissedip, sahneyi dijital annelere bıraktım.
Panelin moderatörlüğünü ise geçen zirvede tanıyıp çok sevdiğim Prof. Şengül Hablemitoğlu hocamız yaptı.
Panelistlerin sosyal medyada birer fenomen olduğunu söylemem herhalde yanlış olmaz zira toplam bağlantı ağları ile 1,5 milyon kişiye temas edebiliyorlarmış. Bazılarının sosyal medya üzerinden tanıştıklarını öğrendiğimiz, Devletşah Özcan,Tansu Oskay, Sena Baran ve İrem Erdilek günün en canlı panellerinden birini gerçekleştirdiler. Panelin sonunda herkesin merak ettiği ve Şengül Hanım’ın yarı şaka yarı ciddi “para kazanıyor musunuz bu işten?” sorusuna çok net bir şekilde “emek veriyoruz, doğal olarak para kazanıyoruz ancak sanıldığı kadar çok değil” cevabı verdiler. Yalnız panel sonunda özçekim yapmak isteyince sahneyi biraz zor geri aldım kendilerinden.
Bu sırada Burkay Adalığ, dijital anneleri https://twitter.com/burkayadalig/status/512230618974126080 böyle yakalamış! Bir yandan sürekli zamana karşı yarıştığım düşünülürse, dijital anneler beni oldukça zorladılar. Bu panelin sektör ile bağlantısını çözemeyen bazı katılımcılar oldu. Belki her ürün için değil ama elden satışı olan ürünlerin pazarlamasında blogger anneler yakın zamanda alternatif bir kanal olabilir. Neden olmasın?

Veriye Dayalı Olamayan Pazarlama…

Dr. Sertaç DOĞANAY

_58B2339

Sonrasındaki konuğumuz Dr. Sertaç Doğanay sunumuna başlamadan önce dijitaldeki önemli bir son dakika haberi geçti, Google iki önemli ulusal gazeteyi indekslemeyi bırakmış. Bu altyazı sonrasında ise bize veriye dayalı pazarlama yapmanın neden önemli olduğunu, dijital projelerde çok veriye sahip olmanın değil, nitelikli veriye sahip olmanın sürekliliği sağlayacağından bahsetti.  Keza kendisinin birebir dahil olduğu örneklerle sunumunu zenginleştirdi. Özellikle sosyal medyayı başarılı kullanan hasta derneklerine deyinerek sunumunu sonlandırdı.

Dijital Sağlık Uygulamaları ve Oyunlaştırma

Pınar TÜRKER

_58B2359

Dr. Sertaç Doğanay’dan sonra sektörün –gayri ciddi bulduğundan olsa gerek- uzak durduğu oyunlaştırma konusu gündeme geldi. Bu konuyu birebir örnekleriyle beraber Hrika Çözümler Kreatif Satış ve Pazarlama Direktörü Pınar Türker paylaştı. Kendisi bizlere aslında hastalık bilinçlendirmesi için oyunlaştırmanın güzel bir alternatif olabileceğini gösterdi. Oyunlaştırmanın sadece hasta iletişimi ve farkındalığı için değil, tıp öğrencilerinin eğitimi için de kullanılabileceğini öğrendik.

Dijital Sağlıkta Hukuksal Sınırlar

Bülent BECAN, Dr. Burkay ADALIĞ, Av. Bora YAZICIOĞLU, Av. Burçak ÜNSAL

_58B2373

Günün son sunumunun moderatörlüğünü ise Atuva kurucusu ve AİFD danışmanı Bülent Becan gerçekleştirdi. Ona sahnede iki avukat,  Bora Yazıcıoğlu ve Burçak Ünsal ile beraber Burkay Adalığ eşlik etti. Panelin konusu Dijital Sağlıkta Hukuksal Sınırlar’dı. Malesef zamanlama konusunda gecikme yaşadığımız için salon tam dolu değildi ama bu oturum sırasında pozitiftv.com sayesinde Twitter üzerinden ciddi paylaşımlar oldu. Genel olarak sorular veri güvenliğine ilişkin olmakla beraber Sayın Bülent Becan bu alandaki hukuki önlemlerin kazalarını önleyici trafik işaretleri olduğunun ve amaçlarının engellemek değil, istenen noktaya en sağlıklı şekilde ulaşılmasını sağlamak olduğunun altını çizdi.
1 saat kadar süre sapmasıyla moderatörlüğümün ilk günü böyle tamamlandı. İlk gün için çok fena bir deneyim değil, sağolsun katılımcılardan Tayfun Sarı (Novartis), Can Batur(Abdi İbrahim),Cem Işıldak (GSK), Uğraş Güngör(NovoNordisk), Sertaç Doğanay(Social Touch), Murat Gümrükçü (Teva), Bülent Becan(ATUVA), Şengül Hablemitoğlu ve ekipten Kıvılcım Kayabalı, Damla Çimen, Yaprak Yapsan’ın gün boyunca devam eden güzel sözleri ile motivasyonumu yüksek tutmaya çalıştım.

Dönüşüm

Prof. Dr. Bengi SEMERCİ, Levent ERDEN

_58B2562

Yorucu ilk günün ardından, sağolsun -Murphy Kanunları!- yaşadığım bir kaç talihsizlik nedeniyle ikinci gün saat 11:00 gibi toplantıya başlayabildim. Bu arada İstanbul’da sonbaharı iliklerimize kadar hissettiğimiz ilk gün, zirvenin ikinci gününe denk geldiğinden, program 1 saat gecikmeli başlamıştı. Zira yağış nedeniyle katılımcılar otele ulaşmakta zorlanmışlardı. Bu arada Kıvılcım Hanım, yokluğumu hissettirmemiş, ilk üç etkinliğin moderasyonunu gerçekleştirmişti. Ben salona ulaştığımda Prof. Dr. Bengi Semerci ve Levent Erden’i sahneye davet ediyordu. Etkinliğin ilginç ikilisi, teknoloji ve hayatımıza etkileri, değişi ve dönüşüm kavramları üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdiler. Teknoloji sayesinde taleplerimize daha kolay ulaşabilir olmamızın, gerçekten mutluluk sağlayıp sağlamadığını sorguladılar. Sohbet sırasında bir hekim olarak Prof.Dr. Bengi Semerci, ilaç sektörü çalışanlarına “gelen e-postaları çok okumuyorum, ziyaret şart” uyarısında bulundu.

Dijital Teknolojilerin Evrimi

Deniz KARAŞAHİN

_58B2668

Bu keyifli sohbet sonrasında sahneye ödüllü bir tasarımcı çıktı. Intel’in sponsorluğunda sahneye çıkan Deniz Karaşahin bizlere 3 boyutlu baskı teknolojisi ile üretilen kişiye özel alçıyı tanıttı. Görünen o ki yakın gelecekte giyilebilen sağlık ürünleri sayesinde, uzay çağına ait gibi görünen akıllı tasarımlar hayatımızın bir parçası haline gelecek. Torunlarımıza alçıya alınan kolumu anlatırken, zorlanabiliriz, bol bol fotoğraf çekmekte fayda var.

Mobil Sağlık Uygulamaları Tasarlamak

Doç. Dr. Kerem RIZVANOGLU

_58B2721

Deniz  Karaşahin’den sonra ise Galatasaray Üniversitesi İletşim Fakültesi Bilişim Anabilim Dalı Başkanı Kerem Rızvanoğlu’nu sahneye davet ettim. Bu aynı zamanda benim için de büyük bir zevki, çünkü kendisi yüksek lisans eğitimim boyunca en çok faydalandığım hocalar arasında ilk sıralamada yerini alır. Kendisini sahneye davet ederken, herkesin dijital projelerinde çok faydalanacağı bilgileri edineceğini söyledim. Hiç yanılmamışım. Kısa ve etkili sunumunda bizlerle o kadar değerli bilgiler paylaştı ki, kendisinden sonra sahneye çıkan kişiler, “keşke deneyip yanılma yöntemi yerine Kerem Hoca gibi profesyonellerden danışmanlık alsaymışız.” dediler. Sertaç Doğanay ve Burkay Adalığ’da Kerem Hoca’mın sunumuna ilişkin övgü dolu twitler gönderdi.

Mobil Sağlık Aplikasyon Kullanımında İkna Stratejileri

Seray DOĞANYİĞİT, Tayfun SUNGUN, Cumali ÖĞRETMEN, Serdar YAĞCI

_58B2811

Öğle yemeğinden hemen önceki son panelde, geçtiğimiz yıl Mobil Sağlık Araştırması ile 2. Dijital Sağlık Zirve’sinde ilgi çekici bir sunum yapan Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi Seray Öney Doğanyiğit moderatörlük görevini üstlendi.  Seray Hanım, panel öncesinde verdiği bilgilerde bu alandaki birçok uygulamanın temel probleminin sürdürülebilirlik olduğunu ifade ederek, bu konuda başarılı örnek yaratan uygulamacıları sahneye davet etti; diyetkolik.com kurucusu Tayfun Sungun ve iDoktor kurucusu Serdar Yağcı ve Ceptesağlık kurucusu Cumali Öğretmen. Panlistlerin diğer medikal uygulamalardan farkı, sürekli kullanıcı sayılarının diğerlerine oranla fazla olmasıydı. İlk sözü Tayfun Bey aldı ve bize uygulamanın tamamen kişisel bir ihtiyaçtan yola çıkarak geliştirildiğini söyledi. Hatta ilk fikir de sağlıklı yaşam adına yapılan yürüyüş sayesinde çıkmış. Bununla beraber ilginç bir tespitte bulundu, ilk zamanlar ücretsiz olan uygulamayı ücretli hale getirdiklerinde kullanıcılar çok daha sadık olmuşlar ve süreklilik belirgin şekilde artmış. Uygulama diyetisyen ile sağlıklı beslenmek isteyen kişiler arasında köprü görevi görmeyi hedeflemiş ve ilk aşamada diyetisyenlere ulaşmak ve kabul edilme konusunda sıkıntılar yaşansa da şu an istenen noktaya varılmış. Sonraki uygulamanın kurucusu Serdar Yağcı da kişisel bir ihtiyaç üzerine uygulamayı geliştirdiğini söyleyerek sözlerine başladı. Yani bizim için sıkıntı oluşturan bir konuyu girişimci insanlar fırsat olarak değerlendirmiş. Kendilerini bu konuda çok takdir ettim. iDoktor, hastalık belirtilerinden yola çıkarak kısa sürede olası hastalıklara yönlendirmeye yardımcı olan bir uygulama. Bu uygulamayı geliştirdiklerinde ilk olarak özel hastanelerin kapısını çaldıklarını belirten Serdar Yağcı, kapıların sandıklarının aksine hızla kendilerine kapandığını çünkü özel hastanelerin hızlı teşhisi çok da tercih etmediklerini kibar bir dille ifade etti.
Sonrasında ise sonuncu medikal uygulama olan Ceptesağlık kurucusu Cumali Öğretmen’i dinledik. Bu uygulama diğer uygulamalardan farklı olarak iş modelini, cihaz satışı üzerine kurgulamış. Örneğin kan şekerinizi ya da tansiyonunuzu ölçtüğünüzde bu bilgi cihazlar üzerinden otomatik olarak hekime ya da ilgili bir yakınına iletiliyor ve doktordan randevu ya da telefonla arama  gibi gerekli aksiyonları almanızı sağlıyor. Fitness ve diyabet takibi gibi konularda CepteSağlık’ın ürün ve servis yelpazesi oldukça gelişmiş durumda. Son olarak Seray Doğanyiğit bu uygulamalarda kritik noktanın ikna olduğunun altını çizdi. Kişilerde sağlık odaklı davranş değişikliğinin sağlanabilmesi için, kişilerin öncelikle ikna edilmesi gerektiğini, bunun için de iletişimin şart olduğunu sözlerine ekledi.  Sağlık odaklı bu uygulamaların indirilmesinden çok, çeşitli ikna taktikleri ile “kullanılır”hale getirilmesi çok büyük önem taşıyor. Bu nedenle “en çok indirilen” uygulamanın “en çok kullanılan” olmadığını öğrenmiş olduk.

ALS Hastalık Farkındalık Projesi

Tufan AKER

_58B2885

Öğleden sonra ilk konuğumuz ALS MNH Derneği’nden Tufan Aker’di. Tufan Aker bize, yazın başından bu yana sosyal medyada en çok izlenen videolardan olan “Buzlu Kova Meydan Okuması” kampanyasının ALS Derneği’ne katkılarını anlattı. Tufan Bey’in annesi ALS hastasıymış ve bu nedenle dernekle tanışmış. Keşke kendisini dinleme ve tanıma imkanınız olsaydı, zira ben şen şakrak kahkalar eşliğinde yapılan buzlu kova videolarındaki insanların aksine Tufan Bey’in yüzünde yerleşmiş bir hüzün ve büyük bir tevekkül gördüm. Bu denli ciddi  bir hastalık için hala yapılan yardımlar ülkemizde istenen seviyelere ulaşmış durumda değil. DHS 2014 hem boyunca fuaye alanındaki standa katılımcılarımızı bağış yapmaya davet etti hem de tüm katılmıcılar adına ALS Derneği’ne bağışta bulundu.
Bu vesileyle bir kez de ben hatırlatmak isterim ki TR320001001672113640835001 IBAN numarası ile ALS hastalarının ve hasta yakınlarının yaşam standartlarını iyileştirmeye yönelik bağışta bulunabilirsiniz.

Eczacının Sesi

Ecz. Hakan GENÇOSMANOĞLU, Ecz. Kazım AYKANAT

_58B2842

ALS Derneği’nin kısa sunumu sonrasında Eczacıların Sesine kulak verdik. Eczacının Sesi eczanelere yönelik dijital bir proje ve yayın kurulu başkanlığını Ecz. Hakan Gençosmanoğlu yapıyor. Kendisi Eczacı’nın Sesi’ni duyurmak için DHS’e katıldı ve  Gençosmanoğlu’na soruları ise Umut Eczanesi’nden Ecz. Kazım Aykanat sordu. Mesleki dayanışma açısından bir çok meslek grubundan bir adım ötede olduğunu düşündüğüm eczacıların bu dijital projeye de sahip çıkmış olduğunu gözlemledim. Eczacılara ulaşmanın son derece önemli olduğu ilaç sektörüne yönelik değerli katkıları olacak bir sohbet oldu.

Diyabet Paneli

Şebnem GÜNEYMAN, Doç. Dr. Oğuzhan DEYNELİ, Neseteren BİRKARDEŞLER, Yaprak YAY,

Esra AVCI, Doç. Dr. Serpil SALMAN

_58B2939_58B2989

Eczacıların sesinden sonra sahneye benim en favori panelim çıktı. İki gün boyunca özellikle kronik hastalıkların takibinde dijital dünyadan faydalarını saya saya bitirememiştik. Bu panelle ilgili sonda söyleyeceğimi başta söyelip detayalara geçeyim; nüfusun büyük bir kısmını etkileyen diyabet hastalığı için dijital dünya özellikle diyabetin takibini yapmak ve diyabetlilerin yaşam kalitesini arttırmak için bir Alaattin’in Sihirli Lambası gibiymiş. Paneli moderatörlüğünü Diyabetle Yaşam Koçu Şebnem Güneyman gerçekleştirdi. İlk sunumu panelistlerden diyabetimben.com kurucusu Esra Avcı yaptı. Esra Hanım sunumuna başlarken bir video izletti/dinletti bizlere. Karanlık bir ekran ve ortam, mekanik bir çevirme sesi hayal edin, yavaş yavaş hızlanıyor ve son hızla sürekli bu sesi dinliyorsunuz. Bu etkileyici videoyu Esra Hanım, “işte bu benim hayatım”  diyerek sonlandırdı. Söz konusu mekanik ses insülin kalemini ayarlarken çıkan ses. Tabii bir de sürekli kan şeker ölçümü de yapılması gerekiyor. Esra Avcı uzun yıllardır Tip-1 diyabetli ve bu konuda insiyatif almaya karar vermiş, diyabetin nasıl bir hastalık olduğunu, aslında bildiğimizin çok daha ötesinde yaşam standartları yüksek bir diyabetli profili olabileceğini göstermek amacıyla diyabetimben.com sitesinden insanları bilinçlendirmeye kendini adamış. Bunu yaparken de özel sektördeki kariyerine son hız devam etmiş, kendisi özel bir kuruluşta insan kaynakları yöneticisi. Diğer katılımcılar gibi öz-deneyimden yola çıkmış ama bunu uygulama haline getirmek yerine, yazmayı tercih etmiş. Diijtal platformu bir paylaşım alanı olarak konumlandırmış ve yurtdışındaki bir konu uzmanı kişiye yine skype gibi dijital araçlarla ulaşmış. Uygun bir zamanınızda http://www.diyabetimben.com u incelemenizi tavsiye ederim, kronik hastalıklarda dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz. Esra Hanım’dan sonra panelin iki doktoru söz aldılar; Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırm Hastanesi Endokrin ve Metabolizma Kliniği’nde görevli Doç Dr. Oğuzhan Deyneli ve Liv Hospital Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Serpil Salman. Doç.Dr.Oğuzhan Deyneli’yi daha önce yapay pankreas konulu bir haber bülteninde dinlemiş, standartdışı bir sağlık profesyoneli olduğuna kanaat getirmiştim. Gerçekten de öyleymiş, herşeyden önce kendisi de diyabetli ve hastasını kendinden yola çıkarak tedavi edebilmek şansına sahip. Doç.Dr.Oğuzhan Deyneli bize diyabetin teşhis ve tedavisinin tarihini anlatarak sunumuna başladı. Penisilin ve insülini sağlık tarihi değiştiren  buluşlar olarak nitelendirdi. Sonra diyabetin yeterince bilinmemesinin, diyabetlilerin hayatını ne kadar kötü anlamda etkilediğini akatardı. Bence panelin en önemli cümlerinden birini söyldi ve dedi ki “diyabetli olduğu için işe alınmayan ya da işinden olan insanlar var.
” Ancak dijital araçlar sayesinde diyabetin takibi ve kontrol altında tutulması eskisinden çok daha kolay hale gelmiş durumda. Kronik hastalıklarda biliyorsunuz hasta kadar hasta yakını da maduriyet yaşar, işte bu noktada da gelişen teknoloji diyabetlilerin hayatına çok büyük katkı sağlıyor.Dijital araçlar sayesinde diyabetlilerin eskisi kadar sık kontrole gitmesine gerek olmadığının ve bu kontrollerin eskisi kadar çok iş kaybına yol açmadığının, aksine diyabetli hastaların belli bir düzen ve sistematik yaşama tarzları sayesinde bir çok alanda çok daha başarılı olabildiğinin altını çizdi. Benim de bir dönem % 40 diyabet raporu olan genç bir çalışma arkadaşım olmuştu, her ne kadar yaşam şartlarıyla bağlantılı olarak sağlık sorunları çokca yaşayıp şirketten ayrılmak zorunda kalsa da, çalıştığı dönemde bir çok arkadaşına parmak ısırtan bir performans sergilemişti. Bu arada ilginç bir dip not düşelim, sadece diyabetlilerin pilot ve gemi kaptanı olmaları mümkün değilmiş.
Doç. Dr. Oğuzhan Deyneli’den sonra Roche Diagnostic Türkiye Ürün Yöneticisi Yaprak Yay sözü devraldı ve bize diyabetin ekonomik olarak nelere mal olduğunu rakamlarla açıkladı. Yaprak Yay’ın paylaştığı verilere göre diyabet yılda 10-12 milyon TL gidere sebep oluyor, diyabete bağlı komplikasyonlar ile bu rakam çok daha fazla büyüyor. Bu nedenle kan şekeri takibi her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Tabii kullanılan cihazların da diyabetlinin ya da diyabetli adaylarının konforuna göre zaman için evrim geçiriyor ve süreç devam da ediyor.
Yaprak Yay’dan sonra Sanofi Diyabet Ürün Müdürü Nesteren Birkardeşler söz aldı ve bize “Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın”projesini anlattı. bu noktada küçük bir ekleme yapmak isterim. İlaç sektöründe genelde bu tür panellerde tek ilaç firması görmeye alışığız. Her ne kadar biri cihaz diğeri ilaç olsa da Roche ve Sanofi’nin aynı panelde birbirini destekler içerik paylaşmalarını da çok olumlu bulduğumu söyleyeyim. Bence bu bile Dijital Health Summit 2014 adına önemli bir başarıydı.  Nesteren Hanım’ın anlattığı proje diyabetin bilinirliğini genç nüfusta- üniversitelilerde arttırma adına çok güzel bir proje. Şu anda 20 finalistin belli olduğu proje detaylarına http://www.senbuldiyabetkolaylassin.com/ adresinden ulaşabilirsiniz. Çok detaylı hazırlanmış sitede diyabete dair önemli bilgileri de bulabilirsiniz.  14 Kasım Dünya Diyabet Günü’nde ödüller sahiplerini bulacak. Doç.Dr.Oğuzhan Deyneli’de jüri de yer alıyor.  Bu önemli panelin son panelisti  Doç. Dr. Serpil Salman’dı. Kendisi  diyabetlilerin hayatlarını idame ettirebilmeleri için bir hekim ordusuna ihtiyaç duyduğunu, hekimlerle diyabetli arasında koordinasyonun çok kolay olmadığını ve bunun için de diyabetlilerin eğitim ve desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Değişen hasta profiliyle beraber diyabetlilerin hekimleriyle sürekli iletişim içinde olma talebini normla karşıladığı söyledi ve ekledi “günümüzde artık doktorun cep telefonumu paylaşamam deme lüksü kalmadı.” Bunun ardından ise yüzyüze muayene sonrası 1 saat içinde 5 defa arayıp, 3 kez Whatsup’tan mesaj atan, oradan da ulaşamayınca 2 e-posta gönderen kişilerin de dijital erişimin kötü kullanım örneği olduğunu belirtti.

Sonra sözlerine hekimlerin dijital mecralardaki aktivitelerine özellikle sosyal medya kullanımına değinerek devam etti ve “biz hekimler olarak dijital ortamlarda sunumlar yapıp, hastayı bilgilendirmeli, onların sorularını cevaplamalı ve güncel bilgiler paylaşmalıyız. Ancak günlük rutinimiz buna çok müsaade etmiyor, profesyonel anlamda desteğe ihtiyacımız var fakat bunu ekonomik olarak karşılamakta zorlanıyoruz.” dedi. Bu bence çok önemli bir içgörü!

Dijital Uygulamalarla Daha Güvenli Sağlık Hizmeti

Claus Duedal PEDERSEN

_58B3110

Sonraki konuğumuz ise  Odense University Hospital’tan Yenilikler Ofisi Başkanı Claus Duedal Pedersen di. Kendisi sunumuna bir soruyla başladı ve sunumun sonunda soruyu cevapladı; soru şuydu;
Yeni Teknoloji ve Eski Organizasyon bir araya gelirse ortaya ne çıkar? Sunum boyunca teknolojik yenilikleri takip etmenin yetmediğini, aslına bakarsanız iki gün boyunca sürekli dile getirilen “kurumsal özümseme, içselleştirme” olmaksızın ileri adım atmanın mümkün olmayacağını, kendi deneyimleriyle harmanlayarak anlattı. Dönüşüm durduğunuz yerde olmaz, dikkate alınması gereken tavsiyeydi bence. Sunumun sonunu cevaba ayırmıştı;  Masraflı eski bir organizasyon! Kendisine yönetilen soru yine veri güvenliğine ilişkiliydi. Duedel soruyu çok net bir şekilde cevapladı: hasta verisi güvenliğini sağlamak için zaman ve para harcamayı gözden çıkarmalısınız!

Uzaktan Çok Yönlü İzleme

Prof. Dr. Aytül ERÇİL

_58B3121

Zirvenin sonuna doğru yaklaşırken sahnede Vistek Isra Vision CTO’su Prof. Dr. Aytül Erçil’i ağırladık. Kendisi, iş ortaklarından biri oldukları akıllara zarar Demcare adlı projeden bahsetti. Bu proje, giyilebilir teknoloji ve kronik hastalıkların anlaşılabilir şekilde yorumlanabilir hale getirilmesi ile ilgiliydi.
Örneğin Alzheimer hastası bir yakınıza takılan küçük bir aparat sayesinde yatağında 8 saat yattığını görüyorsunuz, hastanın yatay pozisyonunu sensör algılıyor, burada problem yok, ancak hastanın yatış süresi aralıksız 10 saati bulduysa ya da hasta (mekan sensörleri sayesinde) mutfakta ya da lavaboda yatay pozisyondaysa o zaman, sistem size yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu söylüyor. Kişisel olarak böyle projede bir Türk ortak bulunmasından çok mutlu oldum. Umarım bir çok Alzheimer hastasının ve hasta yakının hayatına fark ve değer katacak bir proje olur. Projeye ait daha fazla bilgi almak için http://www.demcare.eu/index.php
adresini ziyaret edebilirsiniz.

Start-Up

Berke SARPAŞ, Bülent BİNGÜL, Metehan ÇALIKUŞU

_58B3137

Günün ve zirvenin son oturumu ise Girişim Savaşcısı Berke Sarpaş’ın moderatörlüğünde pırıl pırıl bir veteriner adayı Metehan Çalıkuşu’nun girişimi Petkutum.com ve Bülent Bingül’ün Invenoa Projelerine ait bir start-up paneliydi. İlk sözü alan Metehan Çalıkuşu bizlere veteriner hekimlerin yanında staj yaparken gördüğü ihtiyaç üzerine konumlandırdığı petkutum.com’u anlattı. Kısaca bahsetmek gerekirse, kedi ve köpek bakımı için ihtiyaç olan tüm malzemeleri birarada (mama, tasma, kap, ilaç vb.) size bir kutuyla gönderiyorlar. Sonra siz bu kutuyu talimata göre sokak hayvanları için bir yuva haline getirebiliyorsunuz. Bu proje şu anda finansör arayışı içinde. İlgilenenler için http://www.petkutum.com bir tık uzağınızda. Sonuncu projeyi ise sektör kökenli bir isim Bülent Bingül sundu ve sağlık alanında konumlandırdıkları bir yazılımdan bahsetti. Bu yazılıma göre tüm sağlık  verilerinin bir arada tutulması mümkün olabiliyor

 finalphotoptmsgrup

 16:40’ta bitmesi planlanan Zirvemiz yaklaşık 45 dakikalık bir gecikmeyle katılımcılara veda ederken, organisazyon ekibinde tatlı bir yorgunluk ve yüzlerinde ise mutlu bir gülümseme vardı.
Zirvenin başlangıncında üstüne basa basa dolu bir program hazırlandığını dile getirmiştim. Gerçekten içerik bakımından dolu bir zirve geçirdiğimize inanıyorum. Yeni bir otel olmasına rağmen Boshporus Park hem konum hem de hizmet bakımından gayet başarılıydı, bize güzel bir evsahipliği yaptı.
İki günlük notlarımı size ilettiğim yazımın sonunda, dijital mecrada kendimi güncellediğimi düşünüyorum. Bir çok konuda ben fark etmeden oluşan önyargılarımın kırıldığı, yenilikçi projeler ile beni heyecanlandıran, sektörel çalışma şevkimi attıran bir etkinlik oldu, bana katıkısı büyük.  Öyle ki iki gün boyunca Twitter’daki hem twit hem de takipçi sayım zirve yaptı.
2012’deki ilk Dijital Sağlık Zirvesi’ni gayet net hatırlıyorum. Zirve boyunca sağlık profesyonellerine sosyal medyadan ulaşılabilir mi diye tartışmıştık. Aradan iki yıl geçmesine rağmen, bugün güzel örnekleri paylaşabilir hale gelmişiz. En büyük derdimiz strateji eksikliği ve kurumsal özümseme olsa da zaman içinde bu konuda da yol alacağımıza can-ı gönülden inanıyorum. Dijital sağlık konusunda başlangıç noktasında da final çizgisinde de olmadığımız kesin, gidecek çok yolumuz var. Bu yolu alırken, yasal sınırlamalara dikkat ederek yaratıcılık ve sektörel dayanışma bize zaman kazandıracak.
Satırlarıma son verirken bir kez daha bu güzel organizasyonun moderatörlüğünü yapmamı bana teklif eden Kıvılcım Kayabalı’na, beni koşulsuz destekleyen sevgili Elgiz Hocam’a, tüm PTMS ekibine ve iki gün boyunca sabahın erken saatlerinden geç saatlere kadar, bu konforu yaşamızı sağlayan ses ve ışık başta olmak üzere teknik ekibe ve Park Bosphorus’ta çalışan emekçi arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Daha nice dijital sağlık zirvelerinde sağlıkla buluşmak üzere!

Selamlar

 

Ece Akçay
Cegedim Dijital ve Doğrudan Pazarlama Direktörü

 

Yayına Hazırlayan; K.Mehmet Sönmez, PTMS
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s